Beytepe Mah. 1790. Cad. No: 61 Çankaya / Ankara

+90 535 254 2944

bilgi@milliyetcikongre.org

Logo

Milliyetçi Kongre Derneği

Hakkımızda

Duyurular

Haberler

Yazılar

Üyelik

İletişim

Türk Milliyetçilerinde Yılgınlık ve Bıkkınlık Araştırması

7 Haziran 2024

M. Bahadırhan Dinçaslan

Genel Başkan
Türk Milliyetçilerinde Yılgınlık ve Bıkkınlık Araştırması

Çok kısa bir süre önce toplamda %25 oy oranına ulaştığı, belirleyici olduğu, kilit olduğu konuşulan Türk milliyetçileri, özellikle yerel seçimlerden bu yana bir anda değişen bir manzaranın öğesi oldular. Bugünlerde kimse milliyetçiliğin belirleyiciliğini konuşmuyor; en azından sosyal medyada göründüğü kadarıyla da milliyetçiler kendi aralarında tartışmak, sorumlu aramak ve tepki göstermekle meşguller.

Bunun nedenleri ekseriyetle partiler özelinde incelendi; X partisinin Y politikası nedeniyle daha fazla/daha az oy almış olduğuna dair yapılan spekülasyonlar, bu konuda yapılan analizlerin neredeyse tamamını oluşturuyor. Fakat en azından belli demografik gruplarda milliyetçiliği merkeze alarak analiz yapılmadı; MHP-İYİ Parti ve Zafer Partisi seçmenlerinin geçişkenliği düşünülünce parti politikalarından bağımsız olarak, milliyetçilerin geneline hakim olan hislerin partilerin performansına yansıdığını ve bunun diğer seçmene geçerek oy oranını belirlediğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Yerel seçimlerdeki büyük düşüşün sebebi ilk planda hemen Akşener’in İmamoğlu ve Yavaş ile ters düşmesine bağlansa da, böyle olmama ihtimali var. Özellikle 2023 seçimlerinde elde edilen performans, aday dayatma süreçleri, bu sürece verilen reaksiyonların onaylanıp onaylanmadığı ve belki de tamamından daha önemli olarak İYİ Parti listesinden milletvekili seçilen şahısların milliyetçiler tarafından benimsenip benimsenmediği, 2024 yerel seçim süreç ve sonuçlarından daha belirleyici olmuş olabilir.

Aşağıdaki çalışma, Milliyetçi Kongre Derneği tarafından sosyal medyada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak moral bozukluğu, siyasi isteksizlik, bıkkınlık gibi hisler yaşayan Türk milliyetçilerine kamuya açık olarak çağrı yapılmış ve görüşlerini paylaşmaları istenmiştir. Akabinde bir form yaratılarak ilgililerden formu doldurmaları talep edilmiştir. 214 sosyal medya kullanıcısı doğrudan görüş paylaşmış ve 150 kullanıcı form doldurmuştur. Form dolduranlardan 3’ü, anlamsız içerik sebebiyle (anlaşılmaz ifadeler, sabotaj vb.) iptal edilmiştir. Form dolduranların yaş ortalaması 30, Türkiye’ye dağılımları başta İstanbul ve Ankara’nın nüfus oranlarıyla uyumlu bir şekilde, Türkiye ortalamasına yakındır. Yalnızca İzmir mevcut nüfusuna oranla daha aşağı seviyede temsil edilmiştir. Form dolduranların 140’ı erkek, 7’si kadındır. Bu oran Türkiye ortalamasından ayrışsa da, hem mevcut milliyetçi partilere oy verenlerin cinsiyet dağılımı hem araştırmayı düzenleyen Milliyetçi Kongre Derneği üyeleri ile TamgaTürk takipçilerinin cinsiyet dağılımı gözetildiğinde ortalamayla uyumludur.

İYİ Parti’den Zafer’e Akış

Katılımcıların %43’ü genel seçimlerde İYİ Parti’ye oy verdiğini belirtirken %36’sı Zafer Partisi’ne oy verdiğini söylemiş, %12’si CHP’ye oy vermiş, bu üç partiyi yalnız 3 oy alan MHP takip etmiştir. Diğer partilere yalnızca birer katılımcı oy vermiştir. 2024 yerel seçimlerinde ise Zafer Partisi tercihi %55’e çıkmış, CHP %16’ya yükselmiş, İYİ Parti %16’ya düşmüştür. Oransal olarak bakıldığında, Zafer Partisi ile CHP’ye giden oyların genel seçimlerde Zafer Partisi ile CHP’nin aldığı pay ile orantılı olarak dağıldığı görülmektedir. Bu, İYİ Parti’den kopuşun bir başka partiyi daha çok beğenmekten ötürü değil, İYİ Parti’yi beğenmemekten ötürü gerçekleştiğini düşündürebilir.

Katılımcıların oy tercihleri ile sonraki sorulara verdikleri cevaplar irdelendiğinde, 2023 ve 2024’te Zafer Partisi’ni tercih edenlerin daha “kızgın” oldukları, 2023’te İYİ Parti’ye oy verip 2024’te Zafer Partisi’ni tercih edenlerin “bıkkın”, “yılgın”, “boş vermiş” seçeneklerini daha fazla tercih ettikleri görülmüştür.

Milliyetçiler Kızgın

Katılımcıların “Mevcut hislerimi aşağıdaki ifadelerden en iyi ... tanımlar.” ifadesini verilen seçeneklerden biriyle tanımlamaları istendiğinde %41 “kızgınım”, %19 “yılgınım”, %17 “boş verdim”, %17 “bıkkınım”, %7 “kırgınım” seçeneğini işaretlemiştir. Doğrudan verilen cevaplar ile paragraf doldurmalı sorularda yapılan ek yorumlarla birleştiğinde, iki hissi birlikte ifade edenlerin yoğunlukta olduğu, özellikle yılgınlık ve bıkkınlık hislerini işaretleyenlerin bu hislerinden önce kızgınlık hissi yaşadıkları fakat daha önce kızdıkları için artık bir başka safhaya geçtikleri görülmüştür.

En dikkate değer sonuçlardan biri olarak, katılımcılara mevcut hisleri ne zamandan beri yaşadıkları sorulduğunda %40’ı 2023 genel seçimlerinden bu yana seçeneğini işaretlemiş, yalnız %6’sı 2024 yerel seçimlerini belirtmiş, kalan büyük çoğunluk “diğer” seçeneğini işaretleyerek aşağıdaki soruda açıklama yapmıştır. Mevcut hislerini 2024 yerel seçimlerinde yaşadığını belirten azınlığın %75’i Zafer Partili, kalanı İYİ Partilidir. Zafer Partisi seçmeninin bir kısmının partisinin yerel seçim performansıyla hayal kırıklığı yaşadığı, İYİ Parti seçmeninin ise hayal kırıklığını 2023’te yaşayarak 2024’teki manzaradan çok önce partiden koptuğu söylenebilir.

Diğer seçeneğini işaretleyerek açıklama yapan katılımcıların yanıtları dağınıktır. Ancak en çok öne çıkan motifler 2017 referandumu ile, MHP’nin AKP’ye destek olma karar anıdır. Bu iki noktadan itibaren kırılmalar yaşanmış ve katılımcılar politik tercihlerini belirlemeye başlamışlardır. Politik tercihleri sonucunda seçtikleri temsilciler bu çizgiden ayrıldığında daha da öfkelenmişler ve çok büyük bir kısmı 2023 genel seçimlerinden sonra partisini değiştirmiş, sandığa gitmemiş yahut başka bir protest tavır sergilemiştir.

Olamaz Türk’e Baş Türk’üm Demeyen

Katılımcılara mevcut hislerini yaşamalarının temel nedeni çoktan seçmeli sorulduğunda %32 ihanete uğradım, %30 görüşlerim temsil edilmedi, %3 ideolojimde eksik/yanlış olduğunu fark ettim demiş, %36 gibi ciddi bir kısım ise diğer seçeneğini işaretleyerek açıklamayı tercih etmiştir.

Diğer seçeneğini işaretleyenler arasında, önceki paragraf sorusundan farklı bir şekilde daha fazla ortaklaşma vardır. Bu ortaklaşma, halkı suçlayıcı yöndedir. Halkın doğru kararlar verememesinden ötürü, “ortalama Türk”e kızgın olduklarını açıklayan katılımcıların bu kanaatinden hareketle, daha önce yapılan Yurtdışında Yaşayan Türkler çalışmasıyla bir paralellik görülmüştür. Yurtdışına göç sebepleri arasında görünür olan “ortalama Türk’ten soğumak” gerekçesi, çalışmaya “yurt dışına göçmek ister miydiniz?” sorusu eklense, bu cevabı verenlerin yurtdışına göçmeye “evet” diyeceklerine dair bir beklentiyi makul kılar.

Katılımcı Türk milliyetçilerinin ideolojik olarak bir eksik yahut yanlış görmemeleri en azından en genel haliyle sevindiricidir. Türk milliyetçiliği tanımından uzaklaşmak yerine, Türk milliyetçisi olmak iddiasındaki parti ve önderlerden uzaklaşmışlar, ilerleyen sorularda görüleceği üzere -maalesef- bireyci-çıkarcı bir konuma gelmişler, birlikte bir iş yapabilme kabiliyetimizden şüpheye düşmüşlerdir. Bu sonuçlar da düşündürücüdür fakat kişilere dair hayal kırıklığı ideolojik hayal kırıklığını tamir etmekten daha kolaydır.

Bir diğer ilginç husus olarak, çok az katılımcı (yalnızca 5 kişi) Sinan Oğan vakasını önemli addetmiş, bunun mevcut hislerine yansımasına dair söz söylemiştir. Zafer Partisi’ne tepkili olanların hemen hepsi, başıboş hayvan problemine yaklaşımı sorunlu bulduğu için tepkilidir. İYİ Parti’ye tepkilerini dile getiren paragraflarda birçok tercihe dair saptama ve doğrudan isim vererek eleştiri varken, ihanete uğradım seçeneğini işaretleyen arasında dahi Sinan Oğan vakasını önemseyen kimse yoktur. Bu, daha önceden kızgın olan ve bu yüzden Zafer Partisi’ne yönelen kesimin, Özdağ’a bir şans daha vermek için kendi kendisini ikna etmesiyle açıklanabilir. Aynı zamanda, sürekli olarak ihanete uğradığını düşünen kitle için ihanete uğramak normalleşmiş de olabilir.

Sinan Oğan’ın adı geçmese de cevaplarda ortaklaşan bir diğer motif, “Türk milliyetçisine güven olmaz” lafına bahane verilmesine duyulan kızgınlıktır. Ahlaken ve ideolojik olarak doğru yerde durduğunu düşünen katılımcılar, seçtikleri temsilcilerin yanlış eylemlerle kendilerini de olumsuz bir imaja mahkum etmesinden ötürü tepkililer. MHP’nin AKP’ye destek vermesinin ciddi bir kırılma anı olarak görülmesiyle birleşince, halihazırdaki bir travma nedeniyle oldukça çalkantılı bir ruh halinde bulunan bu kesim, her şeyden önce birebir temsil edilmeyi ve oy vereceği partiyle bütün konularda uyuşmayı beklediğini beyan etmektedir. Yeterince büyük ve her konuda söz söyleyen bir partide her konuda birebir uyuşma mümkün olmadığı için, Zafer Partisi’nin daha tek boyutlu bir politik süreç götürmesinden ötürü, uyuşmama ihtimali azaldığı için oraya bir akış olduğunu söylemek mümkün. Bu bakımdan mezkur kitleye hitap etmek için daha az başlıkta daha net politik söylemler üretmek gerekiyor diyebiliriz.

Toparlanmak Mümkün mü?

Katılımcılara “Sizinle aynı hisleri paylaştığını düşündüğünüz kitle tek bir insan olsaydı nasıl tarif ederdiniz? Aklınıza gelen her özelliğini yazabilirsiniz; "X yaşında, Y cinsiyetinde, Z işiyle meşgul, A partisine oy vermiş, B olayını yaşamış" gibi.” şeklinde sorulan soru, maalesef anlamlı veriler üretememiştir. Katılımcılar bu soruya tarihi karakterlerin isimleriyle cevap vermeyi tercih etmiş yahut ideal şartlardaki Türk milliyetçisinin nasıl olması gerektiğini söylemişlerdir. Mevcut hislerini çevrelerindeki insanların ne ölçüde paylaştığı sorulduğunda, 1 hiç 5 tamamen olacak şekilde %8 1, %17 2, %30 3, %32 4, %13 5 puan vermiştir. Bu, above-average effect denilen konseptle uyumludur ve bu bakımdan gerçeği yansıtmayabilir. Ekseriyetle halka tepkili olduğunu söyleyen bir kitlenin, mevcut hislerini çevreleriyle büyük oranda paylaştıklarını söylemesi kısmen de olsa çelişkilidir. Bunun nedeni söylendiği gibi above-average effect olabilir.

Katılımcılara “Mevcut hislerinizin yok olması ve örgütlenmeye yeniden katılmak / siyaseten aktif olmak için ne olması gerekir?” sorusu sorulduğunda, ilginç bir sonuçla karşılaşılmıştır. Daha önceki cevaplarda da zikredilen “farklı politik konularda birebir aynı pozisyonda olmak”, “doğru imajla temsil edilmek”, “mevcut aktörlerden başkasının ortaya çıkması” gibi ifadelerin yanında, “ekonomik açıdan iyi duruma gelmek” ortaklaşan bir motiftir. Ekonomik olarak sıkıntı çektiklerini ifade eden katılımcılar, ekseriyetle artık kendilerini kurtarmak zorunda olduklarını da söylemişlerdir. Katılımcıların ifadelerinde, “ders vermek”, “var olduğunu göstermek” de yeniden siyasi aktifleşme için sıraladıkları beklentiler arasında belirgindir.

Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz sorusuna %47 Zafer Partisi, %10 İYİ Parti ve %5 CHP cevabı verilmiştir. Diğer seçeneğini kullanarak açıklama yapan kullanıcıların ekseriyeti seçimleri protesto edeceğini belirtmiştir.

Bütün bunlardan hareketle, milliyetçi olduğunu iddia eden siyasi partilerin genç ve genç-yetişkin kitle ile yeniden köprüler kurarak toplumsal bir hareketlilik yaratmak için oldukça sarsıcı ve yeni aktör vurgulu bir çıkış yapmaları gerekmektedir. Yukarıda zikredildiği gibi, kitlede “bütün politik alanlarda uyuşmak” beklentisi olduğundan ve kitle herhangi bir uyuşmazlıkta cezalandırma/protesto etme yoluna başvurduğundan, politik söylemin bant genişliği daraltılmalı, vurgusu artırılmalıdır. İYİ Parti için 2023’teki kırılma, Zafer Partisi için başıboş köpek problemindeki uyuşmazlık olumsuz anlamda en çok belirginleşen motiflerdir. Kızgınlık ve ders verme isteğinin de belirgin olması nedeniyle, bu partilerin siyasi kurbanlar yaratarak kitlenin öfkesini bu yolla gidermek, yeniden iktidar ve rol oynama isteği tetiklemek stratejisini izlemeleri faydalı olabilir.

Sonuç

Katılımcılara aynı zamanda Milliyetçi Kongre Derneği ve TamgaTürk ile ilgili sorular sorulmuştur. Bu sorulara verdikleri cevaplar doğrultusunda hem dernek hem de yayın organı bünyesinde çeşitli projeler geliştirilecektir. Mevcut kızgınlık ve bıkkınlığın Türk milliyetçiliğine uzun vadede zarar vermemesi, partilerin yükselip düşmesinden daha önemli bir husustur. MKD gibi bir oluşumun kitlenin partilerüstü sözcüsü olarak tepkileri ve alkışları objektif biçimde siyasi aktörlere iletmesi ve sonuç alabilmesi, siyasi partiler için de sağlıklı bir ortam yaratacaktır. Bu sayede uzun süre gündeme alınmayan, karşılık bulamayan tepki, talep ve alkışlar, kızgınlık ve ders verme isteğine dönüşmeyecektir.

Bu rapor muhalif milliyetçi partilere ayrıca sunulacak, talep edilmesi halinde yüz yüze bir toplantıda detaylı aktarılarak milliyetçi tabanın oy vererek temsilci ve makam sahibi yaptığı insanlara dokunması temin edilecektir.

Rapor her ne kadar tam manasıyla bilimsel bir sonuç üretebilecek ölçekte değilse de, en azından meyilleri tespit etmede ve işaretleri milliyetçi kamuoyunun gündemini taşımada rol oynaması için tarafsız ve bilimsel ahlaka sadık bir şekilde hazırlanmıştır.

Bu vesileyle yalnız kızmakla yetinmeyip, öfkesinin gereğini yerine getirmek isteyen bütün Türk milliyetçilerini Milliyetçi Kongre Derneği’nin bir parçası olarak mücadele etmeye davet ediyoruz.

Bütün Türkler bir olsa, başkalaşır gidişler.






Genel Başkan
M. Bahadırhan Dinçaslan
Dış Bağlantı:
https://www.tamgaturk.com/turk-milliyetcilerinde-yilginlik-ve-bikkinlik-arastirmasi/74113/


Yazar: M. Bahadırhan Dinçaslan

7 Haziran 2024

Logo

Milliyetçi Kongre Derneği

Türk Milleti'nin adı sanı yok olmasın diye kurulmuştur.

BAĞLANTILAR

Duyurular

Haberler

Temsilcilikler

Komisyonlar

Üyelik

İletişim

S.S.S.

İLETİŞİM

Gizlilik ve Kişisel Verilerin Korunması

Tüzük